Konjenital gözyaşı kanalı tıkanıklığı olan bebekte gözde sulanma ve çapaklanma görünümü

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı

Bebeklerde göz sulanmasının en sık nedenlerinden biri doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığıdır. Bu durumda gözyaşı normal şekilde üretilir, ancak gözden buruna doğru yeterince boşalamaz. Sonuç olarak göz sürekli yaşarır, kirpik diplerinde çapaklanma olur ve özellikle uykudan sonra göz çevresinde yapışkan akıntı görülebilir. Bu tablo tıbbi olarak konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığı olarak adlandırılır.

Bu durum aileleri haklı olarak endişelendirebilir, ancak çoğu bebekte ciddi bir göz hastalığı anlamına gelmez. En önemli nokta şudur: sorun gözün kendisinde değil, gözyaşını boşaltan drenaj yolundadır. Yani bebekte sulanma olması, gözyaşı üretiminin fazla olduğu anlamına gelmez; asıl problem gözyaşının dışarı atılamamasıdır.

Erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığı hem nedenleri hem de tedavileri açısından bebeklerden farklılık göstermektedir. 

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Neden Olur?

Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığının en sık nedeni, gözyaşını buruna boşaltan kanalın alt ucundaki ince zarın doğumdan sonra tam açılmamış olmasıdır. Gözyaşı drenaj sistemi anne karnında gelişir ve çoğu bebekte doğumdan önce tamamen açılır. Ancak bazı bebeklerde kanalın buruna açıldığı uçta ince bir membran (zar) kalır. Gözyaşı bu noktadan geçemediği için göz yüzeyinde birikir ve sulanma ortaya çıkar.

Bu nedenle bebeklerde tıkanıklığın en tipik yeri, nazolakrimal kanalın distal ucu, yani buruna açılan son kısmıdır. Başka bir ifadeyle tıkanıklık çoğu zaman punktumda ya da gözyaşı kesesinde değil, kanalın en alt bölümündedir. Bu bilgi tedavi yaklaşımı açısından önemlidir; çünkü masajın amacı da basınç oluşturarak bu ince zarın açılmasına yardımcı olmaktır.

Gözyaşı Sistemi Yolu Normalde Nasıl Çalışır?

Normalde gözyaşı göz yüzeyini ıslatır, sonra gözün iç köşesine doğru akar. Burada üst ve alt kapakta bulunan küçük deliklerden, yani punktumlardan içeri girer. Ardından ince kanallar boyunca gözyaşı kesesine ulaşır ve oradan nazolakrimal kanal aracılığıyla buruna boşalır. Bebeklerde doğumsal tıkanıklık en sık bu son aşamada, yani kanalın buruna açıldığı bölümde olur.

Bu yüzden aileler çoğu zaman gözde sürekli yaşarma görür, ama gözde ciddi kızarıklık olmayabilir. Çünkü üretilen gözyaşı normaldir; yalnızca tahliye edilemediği için dışarı taşar. Eğer üzerine enfeksiyon eklenirse o zaman kızarıklık ve iltihaplı akıntı tabloya eklenebilir.

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Nasıl Anlaşılır?

En tipik bulgu sürekli sulanmadır. Bebeğin bir gözü veya iki gözü sürekli yaşarır. Kirpik diplerinde çapaklanma olur. Gözün iç köşesinde gözyaşı birikmesi görülebilir. Bazen aileler özellikle sabah uyanınca göz kapaklarının yapıştığını söyler. Bu belirtiler doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı için oldukça tipiktir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Bebekte sulanma olması her zaman sadece kanal tıkanıklığı anlamına gelmez. Işığa aşırı hassasiyet, gözde büyüme hissi, korneada bulanıklık veya belirgin huzursuzluk varsa farklı göz hastalıkları da düşünülmelidir. Bu nedenle sürekli sulanan bebek gözü, bir göz hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Ne Kadar Sık Görülür?

Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığı bebeklerde sık görülür. Aslında kanal tıkanıklığı anatomik olarak daha yüksek oranlarda görülebilir, ancak klinik belirti veren olgular daha düşük orandadır. Yani her membran açıklık gecikmesi belirgin sulanma yapmaz; belirti veren bebekler klinikte fark edilen gruptur.

Bu durumun sık görülmesi sevindirici bir noktayı da beraberinde getirir: çocuk göz hastalıkları pratiğinde çok iyi bilinen, izlenen ve çoğu zaman başarılı şekilde yönetilen bir tablodur. Yani aile için yorucu olsa da, yaklaşımı belli olan bir sorundur.

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Kendiliğinden Geçer mi?

Evet, çoğu bebekte kendiliğinden düzelir. Doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığının önemli bir kısmı ilk aylar içinde ve büyük bölümünün ilk yıl içinde açılmaktadır. Bu nedenle erken dönemde temel yaklaşım acele cerrahi değil, takip ve uygun masajdır.

Bu bilgi çok önemlidir, çünkü anne babalar çoğu zaman sulanmayı görünce hemen girişim gerekeceğini düşünür. Oysa tipik ve komplike olmayan olgularda ilk yaklaşım sabırlı izlemektir. Özellikle ilk aylarda, doğru bakım ve masaj ile belirgin düzelme sık görülür.

Bebeklerde Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Tedavisi

1. Takip ve göz çevresinin temiz tutulması

Tedavinin ilk basamağı çoğu zaman basittir: göz çevresi temiz tutulur, biriken çapaklar nazikçe temizlenir ve bebek takip edilir. Çapaklanma cildi tahriş edebileceği için göz çevresinin kuru ve temiz tutulması önemlidir. 

Bu bakım yöntemi tıkanıklığı doğrudan açmaz, ama ikincil tahrişi azaltır ve ailenin süreci daha rahat yönetmesini sağlar. Göz çevresinde biriken salgı temizlenmezse ciltte kızarıklık ve tahriş gelişebilir.

2. Gözyaşı kesesi masajı

Bebeklerde en sık önerilen ev tedavisi gözyaşı kesesi masajıdır. Gözün iç köşesine uygulanan uygun basınç, gözyaşı kanalının alt ucundaki membranın (zarın) açılmasına yardımcı olabilir. Masajın mantığı, kese içinde basınç oluşturarak tıkalı ince zar üzerinde açılmayı kolaylaştırmaktır.

Masaj doktorun tarif ettiği şekilde yapılmalıdır. Yanlış ya da yetersiz teknik, etkinliği azaltabilir. Düzenli ve doğru yapılan masaj, özellikle ilk aylarda en önemli konservatif tedavidir.

3. Antibiyotikli damla veya pomat ne zaman gerekir?

Antibiyotikli damla ya da pomad, tıkanıklığı açmak için değil, eşlik eden enfeksiyon veya belirgin iltihaplı akıntıyı kontrol etmek için kullanılır. Eğer gözde sarı-yeşil akıntı, belirgin kızarıklık ya da konjonktivit benzeri tablo varsa doktor kısa süreli antibiyotik önerebilir. Ancak bu tedavi kalıcı çözüm değildir; tıkanıklığın kendisini ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle uzun süreli veya tekrarlayan antibiyotik kullanımı doğru yaklaşım değildir. Asıl amaç kanalın zamanla açılmasını beklemek ve bu süreçte enfeksiyon gelişirse onu tedavi etmektir.

4. Ne zaman girişim gerekir?

Eğer tıkanıklık yaklaşık 12 ay civarında düzelmemişse ya da belirtiler çok belirginse, bir sonraki basamak olarak probing düşünülür. 12 aydan sonra düzelmeyen veya daha ağır seyreden olgularda probing (sondalama) işlemi gerekmektedir. 12 aydan daha uzun süre beklenildiğinde operasyonun başarı ihtimali azalmaktadır.

Probing (sondalama) işleminde ince bir prob (sonda) gözyaşı yolundan geçirilerek tıkalı zar açılır. Bu işlem çocuklarda çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Amaç mekanik olarak membranı geçmek ve drenaj yolunu açmaktır. Başarı oranı uygun olgularda yüksektir.

5. Probing sonrası hangi tedaviler gerekebilir?

Çoğu bebekte ilk probing yeterli olur. Ancak dirençli veya tekrar eden olgularda silikon tüp yerleştirme ya da balon dilatasyon gibi ek girişimler gerekebilir. Bu yöntemler özellikle standart probing ile tam düzelmeyen olgularda düşünülür.

Bu noktada tedavi kararı bebeğin yaşına, tıkanıklığın dirençli olup olmamasına ve eşlik eden sorunlara göre verilir. Yani her tıkanıklık tek seansta aynı şekilde çözülmez; tedavi basamaklı şekilde planlanabilir.

Hangi Durumlarda Doktora Daha Erken Başvurulmalıdır?

Bazı bulgular bekle-gör yaklaşımı doğru değildir. Gözün iç köşesinde belirgin şişlik, göz kapağında kızarıklık, ateş, hassasiyet ya da irinli akıntı varsa gözyaşı kesesi enfeksiyonu (dakriyosistit) gelişmiş olabilir. Bu durumda daha hızlı değerlendirme gerekir. 

Ayrıca sulanmaya, ışığa aşırı hassasiyet veya korneada bulanıklık eşlik ediyorsa, yalnızca kanal tıkanıklığı düşünülmemelidir. Bu gibi durumlar çocuk göz hastalıkları uzmanı tarafından daha dikkatli incelenmelidir.

Özet

Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı en sık, nazolakrimal kanalın buruna açılan alt ucundaki ince zarın tam açılmaması nedeniyle oluşur. En tipik belirtiler sürekli sulanma ve çapaklanmadır. Çoğu olguda ilk yıl içinde kendiliğinden düzelme görüldüğü için temel yaklaşım takip, göz çevresinin temizliği ve doğru masajdır.

Bir yaş civarında düzelmeyen, sık enfeksiyon yapan ya da şiddetli seyreden olgularda probing ve gerekirse ek girişimler uygulanır. Yani bebeklerde tedavi acele değil, basamaklı ve planlı şekilde yürütülür. Doğru izlem ve doğru zamanda müdahale ile sonuçlar genellikle oldukça iyidir.

BİZE ULAŞIN

Bebeklerde Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Konusunda Bize Ulaşmak İçin Aşağıdaki Bağlantıları Kullanabilirsiniz. 

Picture of Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan

Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan

1975 yılında Kırıkkale’de doğdu. Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ni (GATA) bitirdi. Tıpta Uzmanlık Sınavında Türkiye 5. si oldu. Avrupa Göz Yeterlilik Sertifikası ve Uluslararası Göz Yeterlilik Sertifikası mevcuttur. 100’ün üzerinde uluslararası makalesi ve kitap bölüm yazarlıkları bulunmaktadır. Halen Kayseri merkezinde bulunan muayenehanesinde hizmet vermektedir.