Katarakt Ameliyatı
Katarakt, göz içindeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesiyle görmeyi azaltan bir durumdur. Başlangıçta “gözlük numaram değişti” gibi hafif şikâyetlerle ilerleyebilir, zamanla bulanık görme ve ışık kamaşması daha belirgin hale gelebilir. İşin güzel tarafı şudur: Katarakt tedavisinde en etkili ve kalıcı yöntem ameliyattır ve modern tekniklerle bu süreç çoğu hastada oldukça konforlu ilerler. Kayseri’de katarakt ameliyatı yapan bir göz doktoru olarak muayenehanemde size hizmet veriyorum ve anlaşmalı hastanelerde ameliyatları yapıyorum.
Eğer önce “Katarakt nedir, nasıl oluşur, tipleri ve belirtileri nelerdir?” kısmını okumak isterseniz Katarakt Nedir? ana rehberimize geçebilirsiniz.
Katarakt Ameliyatında Yapılan İşlem Nedir?
Katarakt ameliyatında amaç, saydamlığını kaybetmiş ve görmeyi azaltan doğal göz merceğinin çıkarılması ve yerine yapay bir göz içi merceğin yerleştirilmesidir. Günümüzde bu işlem çoğunlukla fakoemülsifikasyon adı verilen modern yöntemle yapılır. Ameliyat genellikle damla anestezisi altında gerçekleştirilir; yani hasta uyanıktır, ancak göz yüzeyi uyuşturulduğu için ağrı hissi beklenmez.
Ameliyatın başında göz ve çevresi steril şekilde hazırlanır. Ardından cerrah, korneanın kenar kısmından çok küçük 2-3 tane giriş yeri oluşturur. Bu küçük kesilerden gözün ön kısmına ulaşılarak merceği çevreleyen ön kapsül tabakasında dikkatli bir açıklık hazırlanır. Daha sonra kataraktlı, yani bulanıklaşmış doğal mercek özel bir cihaz yardımıyla parçalanır. Fakoemülsifikasyon cihazı ultrason enerjisi kullanarak bu bulanık merceği küçük parçalara ayırır ve aynı anda bu parçaları gözün içinden temizler. Böylece görmeyi bozan kataraktlı lens dokusu kontrollü şekilde çıkarılmış olur.
Doğal mercek temizlendikten sonra, merceğin arka kısmını saran kapsül yapısı korunur. Bu kapsül, yeni yerleştirilecek yapay mercek için doğal bir destek görevi görür. Cerrah daha sonra katlanabilir özellikteki yapay göz içi merceği küçük kesiden gözün içine yerleştirir. Göz içinde açılan bu mercek, kapsül torbasının içine düzgün şekilde oturtulur. Kullanılan mercek hastanın göz ölçümlerine göre önceden hesaplanmış olur.
Ameliyatın son aşamasında göz içindeki sıvı dengesi kontrol edilir, kesilerin durumu değerlendirilir ve çoğu zaman bu küçük giriş yerleri için dikiş gerekmez. İşlem tamamlandıktan sonra göze koruyucu damlalar uygulanır ve göz kapatılarak hasta dinlenme alanına alınır. Katarakt ameliyatı genellikle kısa süren, planlı ve kontrollü bir cerrahidir. Hastaların büyük kısmı aynı gün evine dönebilir ve takip eden günlerde görmede kademeli bir netleşme başlar.
Aşağıdaki görselde katarakt ameliyatının aşamaları kademeli olarak görülmektedir.
Katarakt Ameliyatı Ne Zaman Yapılmalıdır?
Katarakt ameliyatının zamanı, hastaların en sık merak ettiği konulardan biridir. Kataraktın tek etkili tedavisi ameliyattır. Ancak her katarakt tanısı konulduğunda hemen ameliyat yapılması gerekmez. Ameliyatın zamanlaması genellikle kataraktın kişinin görme kalitesini ve günlük yaşamını ne kadar etkilediğine göre belirlenir.
Katarakt çoğu zaman yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Başlangıç döneminde görmede hafif bir bulanıklık olabilir ve kişi günlük yaşamını rahatlıkla sürdürebilir. Bu aşamada genellikle ameliyat önerilmez ve hastanın belirli aralıklarla kontrol edilmesi yeterli olabilir. Ancak zamanla katarakt ilerledikçe görme daha belirgin şekilde etkilenmeye başlar.
Genellikle aşağıdaki durumlar ortaya çıktığında ameliyat gündeme gelir:
-
Görmenin belirgin şekilde azalması
-
Okuma sırasında zorlanma
-
Araç kullanırken özellikle gece görüşünün bozulması
-
Işık saçılması ve parlama şikayetlerinin artması
-
Televizyon izlerken veya yüzleri seçerken zorlanma
Bu şikayetler kişinin günlük yaşamını etkilemeye başladığında katarakt ameliyatı planlanabilir.
Ameliyat Kararı Verilirken Nelere Bakılır?
Katarakt ameliyatı kararı sadece görme keskinliği ölçümüne göre verilmez. Çünkü bazı hastalarda ölçülen görme seviyesi orta düzeyde olsa bile günlük yaşamda ciddi görme problemleri yaşanabilir.
Ameliyat kararı verilirken genellikle şu faktörler birlikte değerlendirilir:
-
Hastanın ölçülen görme seviyesi
-
Günlük yaşamda yaşanan görme zorlukları
-
Kataraktın tipi ve yoğunluğu
-
Hastanın mesleği ve görme ihtiyacı
-
Gözün genel sağlık durumu
Kataraktın Tipine Göre Ameliyat Zamanı
Kataraktın farklı tipleri vardır ve bazı tipler görmeyi diğerlerine göre daha erken etkileyebilir.
Arka Subkapsüler Katarakt
Arka subkapsüler katarakt, merceğin arka kısmında oluşur ve genellikle görmeyi daha hızlı etkiler. Bu tip kataraktlarda hastalar özellikle şu şikayetleri daha erken fark ederler:
-
Parlama ve ışık hassasiyeti
-
Gece görüşünde belirgin azalma
-
Okuma sırasında zorlanma
-
Parlak ışıkta görmenin daha fazla bozulması
Bu nedenle bazı hastalarda görme ölçümü çok düşük olmasa bile şikayetler belirginse ameliyat daha erken planlanabilir. Arka subkapsüler katarakt adını derdiğimiz katarakt tipi bu grupta değerlendirilir.
Nükleer Katarakt
Nükleer katarakt merceğin merkezinde gelişir ve genellikle daha yavaş ilerler. Bu tip kataraktlarda başlangıç döneminde şu durumlar görülebilir:
-
Görmede yavaş gelişen bulanıklık
-
Gözlük numarasında değişiklik (özellikle miyopinin artması)
-
Uzak görmede azalma
Nükleer katarakt genellikle daha yavaş ilerlediği için ameliyat zamanı çoğu zaman hastanın görme ihtiyacına göre belirlenir.
Hastanın Mesleği Ameliyat Zamanını Etkiler mi?
Evet, bazı durumlarda hastanın mesleği ameliyat zamanının belirlenmesinde önemli rol oynayabilir. Çünkü bazı mesleklerde görme kalitesi çok daha kritik olabilir.
Örneğin şu mesleklerde görme kalitesi büyük önem taşır:
-
Araç kullanan kişiler
-
Pilotlar veya profesyonel sürücüler
-
Cerrahlar ve sağlık çalışanları
-
İnce detay gerektiren işlerde çalışanlar
Bu tür mesleklerde görmede küçük bir azalma bile kişinin iş performansını etkileyebilir. Bu nedenle bazı hastalarda ameliyat daha erken planlanabilir.
Katarakt Ameliyatı Öncesi Muayenede Neler Değerlendirilir?
Katarakt ameliyatı planlanmadan önce hastanın göz yapısının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme, ameliyatın güvenli bir şekilde yapılabilmesi ve ameliyat sonrasında en iyi görme sonucunun elde edilmesi açısından büyük önem taşır. Katarakt ameliyatı öncesinde yapılan muayene sırasında hem gözün genel sağlığı değerlendirilir hem de ameliyat sırasında yerleştirilecek göz içi merceğin özellikleri belirlenir.
- Muayenenin ilk aşamasında hastanın görme düzeyi (görme keskinliği) ölçülür. Uzak ve yakın görme seviyeleri değerlendirilir ve mevcut gözlük numaraları incelenir. Daha sonra biyomikroskop adı verilen mikroskobik muayene cihazı ile kornea, ön kamara, iris ve göz merceği detaylı olarak incelenir. Bu muayenede kataraktın tipi, yoğunluğu ve görmeyi ne ölçüde etkilediği belirlenir.
- Ardından göz tansiyonu ölçümü (tonometri) yapılır. Bu ölçüm, özellikle glokom gibi eşlik edebilecek hastalıkların değerlendirilmesi açısından önemlidir.
- Daha sonra göz bebeği damlalarla büyütülerek göz dibi muayenesi yapılır. Bu incelemede retina ve görme siniri değerlendirilir. Çünkü bazı retina hastalıkları ameliyat sonrası görme seviyesini etkileyebilir. Böyle bir durum varsa katarakt ameliyatından önce hastanın bilgilendirilmesi çok isabetli olacaktır. Bu anlamda sarı nokta hastalığı, diyabetik retina problemleri gibi durumlar sık görülmektedir. Ancak bazen katarakt o kadar yoğun olur ki sağlıklı bir göz dibi muayenesi yapılmasına imkan vermeyebilir. Bu durumda da göz ultrasonografisi ile kaba bir değerlendirme yapılabilmektedir.
- Bazı hastalarda kornea yapısının daha ayrıntılı değerlendirilmesi için kornea topografisi veya tomografisi gibi ek tetkikler de yapılabilir. Özellikle astigmatizması olan hastalarda bu ölçümler, uygun mercek seçiminin (torik mercek gibi) yapılmasına yardımcı olur.
Katarakt Ameliyatı Öncesinde Lens Ölçümü (Biyometri)
Katarakt ameliyatı öncesinde yapılan en önemli ölçümlerden biri oküler biyometri, yani halk arasında bilinen adıyla göz içi mercek ölçümüdür. Bu ölçüm, ameliyat sırasında göze yerleştirilecek yapay göz içi merceğin (intraoküler lens) numarasının doğru şekilde belirlenmesi için yapılır. Her göz içi merceğin aynı gözlük derecesi gibi bir numarası vardır. Katarakt ameliyatında bulanıklaşmış doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir mercek yerleştirilir. Bu nedenle yerleştirilecek merceğin gücünün doğru hesaplanması, ameliyat sonrasında hastanın göz derecesinin ne olacağını doğrudan belirleyen en temel parametredir.
Oküler biyometri sırasında özel ölçüm cihazları kullanılarak gözün bazı önemli optik özellikleri değerlendirilir. Bu ölçümler arasında en önemlileri gözün ön-arka uzunluğu (aksiyel uzunluk) ve korneanın eğriliği (keratometri) ölçümleridir. Gözün uzunluğu, ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanabilmesi için gereken mercek gücünün hesaplanmasında temel bir parametredir. Kornea eğriliği ise gözün kırma gücünü belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
Günümüzde bu ölçümler çoğunlukla optik biyometri cihazları ile yapılmaktadır. Bu cihazlar lazer veya ışık temelli teknolojiler kullanarak gözün yapısını temassız şekilde ve yüksek hassasiyetle ölçer. Ölçüm işlemi genellikle birkaç saniye sürer, ağrısızdır ve hastaya herhangi bir rahatsızlık vermez. Elde edilen veriler daha sonra özel hesaplama formülleri kullanılarak analiz edilir ve hastaya en uygun göz içi mercek numarası belirlenir.
Oküler biyometri aynı zamanda hastanın ameliyat sonrasında gözlüksüz görme hedefi açısından da önemlidir. Günümüzde tek odaklı merceklerin yanı sıra astigmatizmayı düzeltebilen torik mercekler veya hem uzak hem yakın görmeye yardımcı olabilen multifokal (akıllı) mercekler gibi farklı lens seçenekleri bulunmaktadır. Bu merceklerin doğru seçilebilmesi için yapılan ölçümlerin hassas ve güvenilir olması gerekir.
Sonuç olarak oküler biyometri, katarakt ameliyatının başarısını doğrudan etkileyen kritik bir değerlendirme aşamasıdır. Doğru yapılan ölçümler sayesinde ameliyat sonrasında hedeflenen görme kalitesine ulaşma ihtimali önemli ölçüde artar. Bu nedenle katarakt ameliyatı planlanan hastalarda biyometri ölçümü dikkatli şekilde yapılmalı ve sonuçlar deneyimli bir göz hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Optik Biyometri mi Ultrasonik Biyometri mi?
Yukarıda katarakt ameliyatı öncesinde yapılan en önemli değerlendirmelerden birinin oküler biyometri ölçümü olduğundan bahsettim. Bu ölçümler günümüzde iki temel yöntemle yapılabilmektedir: optik biyometri ve ultrasonik biyometri.
Optik Biyometri Nedir?
Optik biyometri, günümüzde katarakt ameliyatı öncesinde en sık kullanılan ve en hassas ölçüm yöntemlerinden biridir. Bu yöntemde gözün ölçümleri ışık veya lazer temelli teknolojiler kullanılarak yapılır. Cihaz, gözün ön yüzeyinden retinaya kadar olan mesafeyi ve korneanın eğriliğini temassız şekilde ışık kulllanarak optik prensiple ölçer.
Optik biyometrinin en önemli avantajları şunlardır:
-
Göze temas etmeden ölçüm yapılması
-
Oldukça hızlı ve konforlu olması
-
Ölçümlerin yüksek hassasiyete sahip olması
-
En modern mercek hesaplama formülleri ile uyumlu olması
Bu nedenle günümüzde birçok merkezde katarakt ameliyatı planlamasında ilk tercih edilen yöntem optik biyometridir.
Ultrasonik Biyometri Nedir?
Ultrasonik biyometri ise daha eski bir ölçüm yöntemidir ve ultrason dalgaları kullanılarak yapılır. Bu yöntemde küçük bir prob göz yüzeyine temas ettirilerek gözün uzunluğu ölçülür. Ölçüm sırasında genellikle göze damla anestezi uygulanır, böylece hastanın rahatsızlık duyması önlenir.
Ultrasonik biyometri halen güvenilir bir yöntem olmakla birlikte bazı durumlarda ölçüm hassasiyeti optik biyometriye göre daha düşük olabilmektedir. Bunun nedeni, probun göze temas etmesi sırasında çok küçük basınçların bile ölçüm değerlerini etkileyebilmesidir.
Neden Öncelikle Optik Biyometri Tercih Edilir?
Modern katarakt cerrahisinde amaç sadece kataraktı temizlemek değil, aynı zamanda ameliyat sonrasında mümkün olan en iyi görme sonucunu ve göz derecelerini elde etmektir. Bu nedenle mercek hesaplamalarının mümkün olduğunca hassas yapılması gerekir.
Optik biyometri bu açıdan önemli avantajlar sunar:
-
Daha yüksek ölçüm doğruluğu sağlar
-
Temassız olduğu için ölçüm hatası daha azdır
-
Hastalar için daha konforludur
-
Torik veya multifokal gibi özel mercek planlamalarında daha güvenilir sonuçlar verir
Bu nedenlerle günümüzde katarakt cerrahisinde biyometri ölçümü yapılırken ilk tercih genellikle optik biyometri olur.
Hangi Durumlarda Ultrasonik Biyometri Gerekebilir?
Bazı hastalarda katarakt çok yoğun olabilir ve göz merceği neredeyse tamamen opak hale gelmiş olabilir. Bu durumda ışık temelli cihazların gönderdiği ışık gözün arka kısmına ulaşmakta zorlanabilir ve optik biyometri ile ölçüm alınamayabilir.
Bu gibi durumlarda ultrasonik biyometri önemli bir alternatif yöntem olarak kullanılır. Özellikle şu durumlarda ultrasonik biyometri yapmak gerekebilmektedir:
-
Çok yoğun ve ileri katarakt varlığı
-
Optik biyometri cihazının ölçüm alamaması
-
Göz içi ortamın ışık geçişini engellemesi
-
Bazı özel göz yapılarında optik ölçümün mümkün olmaması
Bu sayede optik biyometri yapılamayan hastalarda bile güvenilir ölçümler elde edilerek ameliyat planlaması yapılabilir. Ancak ultrasonik biyometri kullanılacaksa hekimin çok daha dikkatli olması gerekmektedir.
Optik ve Ultrasonik Biyometri Arasındaki Temel Farklar
Her iki yöntemin amacı aynı olsa da ölçüm şekilleri farklıdır. Temel farklar şu şekilde özetlenebilir:
Optik biyometri
-
Işık veya lazer teknolojisi kullanır
-
Göze temas etmez
-
Daha yüksek hassasiyet sağlar
-
Günümüzde en sık tercih edilen yöntemdir
Ultrasonik biyometri
-
Ultrason dalgaları kullanır
-
Prob göze temas eder
-
Özellikle yoğun kataraktlarda kullanılabilir
-
Optik ölçüm yapılamadığında alternatif yöntemdir
Sonuç olarak, modern katarakt cerrahisinde optik biyometri genellikle ilk tercih edilen ölçüm yöntemi olmakla birlikte, bazı hastalarda ölçüm almak mümkün olmadığında ultrasonik biyometri önemli bir tamamlayıcı yöntem olarak kullanılmaktadır. Her iki yöntem de deneyimli bir göz hekimi tarafından değerlendirilerek hastaya en uygun mercek hesaplaması yapılmasına yardımcı olur.
Katarakt Ameliyatı Günü Süreç Nasıl İlerler?
Hastaların en çok merak ettiği kısım genelde burasıdır. Süreci şu şekilde özetleyebiliriz.
-
Ameliyat genellikle göz damlası ile uyuşturma ile yapılır. Çok nadiren hastanın genel tıbbi durumundan dolayı ve bazen hasta isteğiyle genel anestezi ile de yapılabilir. Bazen ise sedasyon adını verdiğimiz şekilde genel anestezi yapılmadan hasta damardan enjekte edilen ilaç ile rahatlatılır.
-
Ameliyatta çok küçük bir kesiden göze girilir, kataraktlı hale gelmiş olan göz içi mercek modern cihazlarla alınır ve yerine yapay göz içi mercekleri yerleştirilir (yukarıdaki görsele bakınız).
-
Ameliyat tecrübeli bir elde yaklaşık genellikle 10-15 dakika sürer. Hasta odasına alınır, yaklaşık 30 dakika dinlenmeden sonra gözü kapalı olarak evine gönderilir.
-
Hasta 1 saat sonra gözündeki kapamayı açar ve kendisine anlatılan şekilde göz damlalarını damlatır. Damlalar ilk 2-3 gün genellikle daha sık damlatılır. Sonra sıklığı azalır. Genellikle 1 ay süre damlalar damlatılmaya devam eder.
Katarakt Ameliyatı Esnasında Ağrı Hisseder miyim?
Katarakt ameliyatı günümüzde oldukça gelişmiş tekniklerle yapılan ve genellikle hastalar açısından konforlu geçen bir işlemdir. Ameliyat öncesinde göze damla şeklinde lokal anestezi uygulanır. Bu damlalar gözün yüzeyini uyuşturarak ağrı hissinin oluşmasını engeller. Bu nedenle katarakt ameliyatı sırasında hastaların büyük çoğunluğu ağrı veya acı hissetmez. Ameliyat boyunca hasta uyanık olur, ancak gözde herhangi bir keskin ağrı oluşmaz.
Ameliyat sırasında bazı hastalar hafif bir dokunma hissi, basınç hissi veya ışık parlamaları fark edebilir. Bu durum normaldir ve kullanılan cerrahi cihazların çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak bu hisler genellikle rahatsız edici değildir ve kısa süreli olur. Katarakt ameliyatı genellikle 10–15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır ve işlem sırasında hastanın konforunu sağlamak için gerekli tüm önlemler alınır.
Katarakt Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Katarakt ameliyatı sonrasında özellikle ilk 10 gün içinde temiz ortamlarda bulunmak enfeksiyon kapmamak açısından önemlidir.
Ameliyattan Sonraki 1-2 gün
-
Gözde hafif batma, sulanma, ışığa hassasiyet olabilir.
-
Görme biraz bulanıktır.
İlk 2 Günden Sonra;
-
Görme giderek daha netleşir.
-
Gözü ovalamamak önemlidir.
Ameliyattan Sonra 1. ay
-
Göz muayenesi ile uzak ve yakın gözlük derecelerine bakılır. Ameliyattan önce seçilmiş olan merceğe göre ameliyat sonrası yakın gözlük ihtiyacı değişkendir.
-
Görme artık netleşmiştir.
Ameliyat sonrasında bazı hastalarda görmenin toparlaması 1-2 hafta kadar gecikebilir. Bu durum genellikle ameliyat sonrasında kornea ödemi olması ile ilişkilidir. Kornea ödemi tecrübeli hekimlerin ameliyatlarından sonra daha az görülür. Bu durumlarda hekiminiz damla kullanımını yeniden düzenleyebilir. Katarakt ameliyatından sonraki dönem hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmak için Katarakt Ameliyatı Sonrası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Katarakt Ameliyatı Lazerle Yapılabilir mi?
Katarakt ameliyatının tamamı lazerle yapılamaz. Sadece lensin göz dışına alınması öncesinde parçalanması işlemi lazerle yapılabilir. Ancak pratikte bu aşamanın lazerle yapılması ilave bir kazanca yol açmaz. Bahsettiğim bu parçalama işlemi 15-20 yıl kadar önce uygulanmaya başlanmış ve fakat hem ameliyat süresini çok uzattığı hem de ilave bir kazanca neden olmadığı için artık hemen hiç kullanılmamaktadır. Ayrıca bu işlem ameliyat ücretini çok artırmaktadır. Günümüzde katarakt ameliyatı fakoemülsifikasyon yöntemi ile yapılmaktadır ve sonuçları tecrübeli hekimlerin ellerinde mükemmeldir.
İki Göze Aynı Günde Katarakt Ameliyatı Yapılabilir mi?
Ülkemizde yaygın uygulama her iki gözde aynı günde katarakt ameliyatı yapılmaması yönündedir. Ancak bu, aynı günde iki göze kesinlikle katarakt ameliyatı yapılamayacağı anlamına gelmez. Hatta bazen aynı gün operasyon daha tercih edilebilir de olmaktadır. Aynı günde her iki göze katarakt ameliyatı yapılmamasının ana nedeni ameliyattan sonra endoftalmi adı verilen göz içi enfeksiyonu riskidir. Bu riski her iki gözde birlikte almamak için genellikle aynı gün operasyon yapılmaz. Ancak endoftalmi adı verilen enfeksiyon, özellikle sterilizasyon koşullarının iyi olduğu ameliyathane ortamlarında çok nadir ortaya çıkan bir durumdur. Örneğin, Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan’ın 2005 yılından bu yana hiçbir hastasında endoftalmi ortaya çıkmamıştır. İsveç ve İtalya’da aynı gün her iki gözde katarakt ameliyatı yapılması yaygındır.
Peki hangi durumlarda iki gözün aynı gün ameliyat edilmesi tercih sebebi olabilir? Çok yaşlı ve düşkün hastalarda, ameliyata ait sistemik risklerin iki defa alınmasının istenmediği ileri derecede kalp, akciğer veya diğer sağlık sorunları olan hastalarda, ameliyathane korkusu ya da panik atağı olan hastalarda aynı gün her iki gözün ameliyat edilmesi daha tercih edilebilir bir durum olabilir. Doç. Dr. Fatih Çakır Gündoğan’ın da bu durumlarda zaman zaman aynı gün iki göz katarakt ameliyatı yaptığı hastalar olmaktadır.
Katarakt Ameliyatı Sonrası Mercek Kayması Nasıl Anlaşılır?
Katarakt ameliyatı sonrası mercek kayması birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Ameliyat sonrasında mercek kayması, ameliyat esnasında ortaya çıkan komplikasyonlardan kaynaklanabilir. Ayrıca ameliyattan yıllar sonra bile mercekte kayma olabilir.
Ameliyat esnasında yapay merceğin yerleştirileceği cepte ortaya çıkan yırtılmalar ve hasarlar ameliyattan sonra merceğin kaymasına neden olabilir. Hastanın gözünde mevcut olan ve tıbbi olarak pseudoeksfoliyasyon adı verilen durum, merceği yerinde tutan liflerin zayıflamasına neden olarak merceğin kaymasına yol açabilir. Ameliyattan sonra göze alınan darbeler de mercek kaymasına neden olabilir.
Ancak şunu vurgulamak gerekir ki tecrübeli bir hekimin yaptığı katarakt ameliyatı sonrasında mercek kayması ihtimali oldukça düşüktür. Bu konuda ayrıntılı bilgi için Gözde Lens (Mercek) Kayması yazımızı inceleyebilirsiniz.
Katarakt Ameliyatı Geciktirilirse Ne Olur?
Katarakt ameliyatı gerektiği halde hasta ameliyat olmazsa ya da geciktirirse katarakt iyice sertleşir ve görme daha fazla azalır. Öyle ki ameliyat çok fazla ertelenirse matür katarakt adı verilen son evre katarakt ortaya çıkar. Matür katarakt durumunda ameliyat, normal bir katarakta göre daha da zorlaşır ve riskleri artar. Bu durumda ameliyatın mutlaka tecrübeli bir hekim tarafından yapılması çok önemlidir.
Ayrıca bazı durumlarda katarakt ameliyatının çok fazla geciktirilmesi göz tansiyonunun artmasına ve glokoma da neden olabilir. Bu durumlarda katarakt ameliyatı acilen yapılmalıdır. Katarakt ameliyatı ve göz içi mercekler hakkında hazırladığım videoyu buradan izleyebilirsiniz.
Kayseri’de Katarakt Ameliyatı Nasıl Planlanır?
Kayseri ve çevre illerden katarakt nedeniyle başvuran hastalarımızda ameliyat kararını ayrıntılı göz muayenesi sonrası veriyorum. Ameliyat sürecini aşağıdaki gibi özetleyebilirim.
- Muayenehanemde sizi muayene ediyorum ve katarakt olup olmadığını, katarakt varsa ameliyata ihtiyaç olup olmadığını tespit ediyorum.
- Göz yapınızı ve mesleğinizi göz önünde tutarak size en uygun göz içi lens alternatifini yine sizle konuşarak belirliyorum.
- Genellikle muayene olduğunuz gün ameliyat yapabilme seçeneğimiz mevcuttur. Ancak istediğiniz gün (Pazar günleri hariç) ameliyat yapabiliyoruz.
- Ameliyat sonrasında aynı gün hastaneden taburcu oluyorsunuz.
- Ameliyat sonrası kontrol muayenelerini yine Kayseri’de bulunan muayenehanemde yapıyorum.
Ameliyatta Hangi Lensi Seçmeliyiz?
Katarakt ameliyatı deyince pek çok kişinin aklına sadece göz içi lens gelir. Oysa göz içi mercek seçimi, ameliyatın parçalarından biridir. Katarakt ameliyatında gözde kullanabileceğimiz farklı lens seçenekleri mevcuttur. Monofokal lensler, multifokal lensler (akıllı lens), EDOF lensler. Bu lenslerden size en uygun olanına ancak muayenede göz yapınızı tespit ettikten sonra, mesleğinizi ve görme ihtiyaçlarınızı tespit ettikten sonra karar vermek en uygun yaklaşım olacaktır.
Katarakt Ameliyatı Hakkında Bilgilendirici Yazılar
Katarakt ameliyatı öncesinde ve sonrasında hastaların en sık merak ettiği konularla ilgili bilgilendirici yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz:
Sıkça sorulan sorular
Katarakt ameliyatı nasıl yapılır?
Katarakt ameliyatında saydamlığını kaybetmiş doğal göz merceği çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi mercek yerleştirilir. Günümüzde bu işlem çoğunlukla fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılır: korneadan çok küçük bir kesiyle girilerek bulanık mercek ultrason enerjisiyle parçalanıp temizlenir ve katlanabilir yapay mercek kapsül torbasına yerleştirilir. Genellikle dikiş gerekmez.
Katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalıdır?
Kataraktın tek etkili tedavisi ameliyattır, ancak her tanı konulduğunda hemen ameliyat gerekmez. Ameliyat zamanı, kataraktın kişinin görme kalitesini ve günlük yaşamını ne kadar etkilediğine göre belirlenir. Görmenin belirgin azalması, gece araç kullanımında zorlanma, ışık saçılması ve okuma güçlüğü gibi şikayetler günlük yaşamı etkilemeye başladığında ameliyat planlanır.
Katarakt ameliyatı ağrılı mıdır, anestezi nasıl yapılır?
Ameliyat çoğunlukla göz damlası ile uyuşturma (topikal anestezi) altında yapılır ve hastaların büyük çoğunluğu ağrı hissetmez. Nadiren hastanın genel durumu veya isteği doğrultusunda genel anestezi ya da sedasyon tercih edilebilir. Ameliyat sırasında hafif dokunma veya basınç hissi olabilir.
İki göze aynı gün katarakt ameliyatı yapılır mı?
Ülkemizde yaygın uygulama, göz içi enfeksiyonu (endoftalmi) riskini iki gözde birden almamak için aynı gün iki göze ameliyat yapılmaması yönündedir. Ancak ileri yaşlı ve düşkün hastalar, ciddi kalp/akciğer sorunu olanlar veya ameliyathane korkusu olan hastalarda aynı gün iki göz ameliyatı tercih edilebilir.
Katarakt ameliyatı lazerle yapılır mı?
Katarakt ameliyatının tamamı lazerle yapılamaz; yalnızca merceğin parçalanma aşaması lazerle yapılabilir. Ancak bu yöntem ameliyat süresini uzattığı, ek bir kazanç sağlamadığı ve maliyeti artırdığı için pratikte neredeyse hiç kullanılmaz. Günümüzde katarakt ameliyatı fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılır ve deneyimli ellerde sonuçları mükemmeldir.
Katarakt ameliyatı geciktirilirse ne olur?
Ameliyat geciktikçe katarakt sertleşir, görme daha fazla azalır ve son evrede matür katarakt gelişir. Matür kataraktta ameliyat zorlaşır ve riskleri artar. Ayrıca aşırı gecikme bazı durumlarda göz tansiyonu yükselmesine ve glokoma yol açabilir; bu durumda ameliyat acilen yapılmalıdır.
