Göz tansiyonu ya da bilimsel adıyla glokom farklı nedenlere bağlı olarak normal göz içi basıncının yükselmesi sonucunda gözün retina tabakasında bulunan görme hücrelerine zarar vermesi ve görme kaybı ile karakterize göz hastalığıdır. Halk arasında göz tansiyonu hastalığına “karasu’” adı da verilmektedir.
Göz tansiyonu genellikle sinsi bir hastalıktır. Yani kişi kendisinde göz tansiyonu (glokom) olduğunun farkında olmayabilir. Ancak kişide yavaş yavaş görme kaybı ortaya çıkabilmektedir. Farkına varıldığında ise kaybolan görmeyi geri döndürmek imkansızdır. Bu nedenle göz tansiyonunun erken tanısı çok önemlidir.
Göz tansiyonu ile glokom aynı şey mi?
Günlük dilde “göz tansiyonu” denildiğinde çoğu kişi glokomu kasteder. Tıbbi olarak ise iki kavram farklıdır:
Göz içi basıncı (GİB): Gözün iç basıncıdır ve ölçülebilir bir sayıdır.
Glokom: Görme sinirinde hasar ve buna bağlı yapısal/işlevsel değişikliklerle tanımlanan hastalıktır.
Özetle: Göz içi basıncı yüksek olabilir ama glokom olmayabilir.
Aynı şekilde: Göz içi basıncı normal sınırlarda olup glokom gelişen kişiler de vardır. Bu nedenle glokom tanısı, sadece “basınç ölçümü” ile konmaz.
Glokom neden olur?
Glokomun gelişiminde en önemli faktör, göz içi basıncının görme siniri üzerinde oluşturduğu etkidir. Ancak glokom tek nedenli bir hastalık değildir. Bazı kişilerde görme siniri basınca daha hassas olabilir veya dolaşım faktörleri etkili olabilir.
Glokomun gelişme mekanizmasını basitçe şöyle düşünebilirsin:
Göz içi basıncı ve görme sinirinin dayanıklılığı arasındaki denge bozulduğunda risk artar.
Glokomun türleri nelerdir?
Glokom tek tip değildir. Tedavi yaklaşımı glokom tipine göre belirlenir.
1) Açık açılı glokom
En sık görülen tiptir.
Genellikle yavaş seyreder.
Erken dönemde belirti vermeyebilir.
2) Kapalı açılı glokom
Gözün drenaj açısının dar veya kapalı olmasıyla ilgilidir.
Akut atak gelişirse acil durum ortaya çıkar (şiddetli ağrı, bulanık görme, bulantı-kusma gibi).
3) Normal tansiyonlu glokom
Göz içi basıncı normal aralıkta olsa bile glokom bulguları görülebilir.
Bu grupta takip ve hedef basınç planı daha dikkatli yapılır.
4) Oküler hipertansiyon
Göz içi basıncı yüksektir ancak glokom hasarı saptanmamıştır.
Takip edilmesi gereken bir durumdur; bazı kişilerde glokoma dönüşebilir.
Glokom belirtileri nelerdir?
Glokomun en sık görülen tipi (açık açılı glokom) erken dönemde belirti vermeyebilir. Buna rağmen şu noktalar net şekilde bilinmelidir:
Glokom, görme alanında kayıplarla ilerler.
Başlangıçta bu kayıplar periferdedir (çevresel görme). Kişi bunu çoğu zaman fark etmez.
Hastalık ilerledikçe günlük yaşamda “görme daralması” hissedilebilir.
Kapalı açılı glokom atağı belirtileri (acil durum)
Aşağıdaki belirtiler varsa aynı gün muayene gerekir:
Şiddetli göz ağrısı
Bulanık görme, ışıkların etrafında halkalar
Baş ağrısı
Bulantı ve kusma
Gözde kızarıklık
Glokom kimlerde daha sık görülür?
Aşağıdaki durumlar glokom riskini artırır:
40 yaş ve üzeri
Ailede glokom öyküsü (anne-baba-kardeş)
Daha önce yüksek göz içi basıncı saptanması
Uzun süreli kortizon kullanımı (damla/ilaç)
Göz travması öyküsü
Bazı sistemik hastalıklar (ör. diyabet gibi)
Yüksek miyopi (bazı kişilerde)
Risk grubunda olan kişilerde yaklaşım nettir:
Düzenli muayene ve gerekli testlerle tarama yapılır.
Glokom tanısı nasıl konur?
Glokom tanısı “tek ölçüm” ile konmaz. Tanı, muayene ve ölçümlerin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Glokom değerlendirmesinde temel başlıklar şunlardır:
Göz içi basıncı ölçümü (Tonometri)
Görme siniri muayenesi (göz dibi değerlendirme)
OCT (sinir lifi kalınlığı ve yapısal analiz)
Görme alanı testi (işlevsel değerlendirme)
Kornea kalınlığı ölçümü (pakimetri)
Açı değerlendirmesi (gonyoskopi)
Bu testlerin amacı net:
Glokom var mı? Varsa hangi tipte ve hangi evrede? İlerleme var mı? Hedef basınç kaç olmalı?
Glokom tedavisi nasıl yapılır?
Glokomda tedavinin hedefi açıktır:
Görme sinirini koruyacak basınç düzeyini sağlamak ve hastalığın ilerlemesini durdurmak.
Tedavi seçenekleri:
Damla tedavisi: En sık kullanılan yöntemdir. Düzenli kullanım şarttır.
Lazer tedavisi (ör. SLT): Uygun hastalarda basınç kontrolünü desteklemek için uygulanabilir.
Cerrahi tedavi: Damla ve lazerle kontrol sağlanamayan durumlarda değerlendirilir.
Tedavi planı; glokomun tipi, evresi ve test sonuçlarına göre belirlenir.
Glokom takibi neden önemlidir?
Glokom kronik bir hastalıktır; takip net bir planla yürütülür:
Basınç ölçümü belirlenen aralıklarla yapılır.
OCT ve görme alanı testleri belirli periyotlarda tekrarlanır.
Amaç, olası ilerlemeyi erken yakalamaktır.
Takip süreci “kişiye özel” planlanır; ancak prensip sabittir:
İlerleme başlamadan veya erken evrede yakalanırsa kontrol daha başarılı olur.