Tüm yazılar

Göz Ölçüm Cihazının Ölçtüğü Değerler Sizin Göz Dereceleriniz Midir?

Göz Ölçüm Cihazının Ölçtüğü Değerler Sizin Göz Dereceleriniz Midir?

Göz muayenesine gelen hastalarımızın çoğu, muayenenin en başında çenesini ve alnını bir cihaza dayar; birkaç saniye içinde cihazda bazı ölçüm sesleri duyulur en sonunda elinize üzerinde rakamlar yazan küçük bir fiş tutuşturulur. Üstünde S, C, A gibi harfler, yanlarında da eksili artılı sayılar vardır. Çok yaygın bir inanış şudur: “Bu rakamlar benim göz derecemdir; demek ki ben şu kadar miyopum.”

Otorefraktometre çıktı fişi: sağ (R) ve sol (L) göz için S (sferik), C (silindir), A (aks) ölçümleri ve R1/R2 kornea değerleri
Örnek bir otorefraktometre çıktısı

Kısa ve net cevap: Hayır, o rakamlar doğrudan sizin gözlük numaranız değildir. O cihazın verdiği değer, muayenenin başlangıç noktasıdır — sonucu değil. Neden böyle olduğunu, halk arasında en çok karıştırılan noktalarıyla birlikte anlatalım.

Otorefraktometre (göz ölçüm cihazı) aslında ne yapar?

Yüzünüzü dayadığınız o cihazın adı otorefraktometre’dir. Göze zararsız bir kızılötesi ışık gönderir, bu ışığın retinadan (gözün arka tabakası) nasıl yansıdığını ölçer ve gözünüzün kırma kusuru için otomatik bir tahmin üretir. Fişteki harfler de bunu anlatır:

  • S (Sferik): miyopi (eksi) ya da hipermetrop (artı) derecesi
  • C (Silindir): astigmat miktarı
  • A (Aks): astigmatın yönü (derece olarak)
  • R1 / R2 / K: korneanızın (gözün ön saydam tabakası) eğrilik değerleri

Bu cihaz günümüzde göz hekimleri açısından çok faydalıdır; hekime hızlı bir ön fikir verir ve muayeneyi nereden başlatacağını gösterir. Ama tam da burada kritik bir gerçek var: bu ölçüm, ölçümün yapıldığı o anki koşullardan kolayca etkilenir. İşte bu yüzden cihazın verdiği rakam, gözlük camınıza yazılacak numara ile çoğu zaman aynı değildir.

En kritik nokta: silyer kas ve gözün “yakına uyumu”

Gözümüzün içinde, merceği inceltip kalınlaştırarak yakını net görmemizi sağlayan bir kas vardır: silyer kas. Yakına baktığımızda bu kas kasılır, mercek kalınlığı artar ve bu şekilde merceğin kırıcılığı artar, göz “yakın moduna” geçer. Buna uyum (akomodasyon) denir.

Bu noktada sorun şudur: otorefraktometreye baktığınızda içeride küçük bir hedef (genellikle bir ev, balon ya da yol resmi) görürsünüz. Cihaz bu hedefi “uzakta”ymış gibi göstermeye çalışsa da, gözünüz yakında bir şeye bakıyormuş gibi refleks olarak uyum yapabilir. Bu durumda silyer kas kasılır, mercek kanlınlaşır ve göz o an olduğundan çok daha miyopmuş gibi ölçülür.

Bunu abartısız bir örnekle söyleyelim: Otorefraktometre bir kişiyi 5 numara miyop ölçebilir; oysa o kişi aslında hiç numarası olmayan (emetrop) bir göze sahip olabilir. Aradaki bu koca fark, tamamen ölçüm sırasında silyer kasın yaptığı uyumdan kaynaklanır. Bu geçici duruma psödomiyopi (yalancı miyopi) denir ve özellikle uzun süre yakın çalışan (telefon, bilgisayar, kitap) kişilerde silyer kasın spazmına bağlı olarak sık görülür.

Bu yüzden otorefraktometre cihazının sizin miyop olduğunuzu söylemesi, gerçekten miyop olduğunuz anlamına gelmez. Gözün odaklama sistemi yorgun ya da gergin olduğunda ölçüm yanıltıcı çıkar. Bu konuyu daha ayrıntılı okumak isterseniz: Gözde Odaklanma Sorunu ve Miyopi (Miyop) Nedir? yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Aynı gözden neden farklı değerler çıkabiliyor?

Dikkat ederseniz cihaz üst üste birkaç ölçüm alır ve bu ölçümler çoğu zaman birbirinden biraz farklıdır. Çünkü sonuç, o anki pek çok değişkene bağlıdır:

  • Silyer kasın uyumu: yukarıda anlattığımız en önemli etken
  • Gözyaşı filmi (kuru göz): göz yüzeyi kuruysa ışık bozuk yansır ve yanlış ölçümlere neden olabilir.
  • Göz kırpma ve odaklanma: cihaza tam olarak düzgün bir şekilde bakamamak ölçüm değerlerini değiştirebilir.
  • Pupilla (gözbebeği) genişliği: dar veya çok geniş göz bebeği ölçümü etkiler
  • Korneadaki sorunlar: keratokonus, nedbe (leke), önceki ameliyatlar
  • Göz içi bulanıklıklar: katarakt ölçümleri belirgin derecede değiştirebilir

Yani otorefraktometre değeri, “gözünüzün değişmez bir şekilde göz derecesini değil, o anki gözün ve ölçüm koşullarının bir fotoğrafıdır. Koşullar değişince fotoğraf da değişebilmektedir.

Kuru göz ölçümü nasıl bozar?

Gözümüzün ön yüzeyi, düzgün ve pürüzsüz bir gözyaşı tabakasıyla kaplıdır; ışık net görüntü oluşturabilmek için önce bu tabakadan geçer. Kuru gözü olan kişilerde bu tabaka düzensiz bir hale gelir. Otorefraktometrenin gönderdiği ışık bu bozuk yüzeyden düzensiz yansıyınca, cihaz tutarsız ve çoğu zaman fazladan astigmatlı değerler verir.

Bu nedenle kuru göz şikâyeti olan kişilerde ölçümler her seferinde biraz farklı çıkabilir. İyi bir muayenede, ölçüm öncesi birkaç kez kırpmak ya da gerektiğinde suni gözyaşı damlatmak bile değerleri değiştirir. Kuru göz hakkında ayrıntı için: Göz Kuruluğu (Kuru Göz) yazımıza bakabilirsiniz.

Keratokonus ve düzensiz korneada ölçüm

Otorefraktometre, korneanın düzgün bir yüzey olduğunu varsayarak çalışır. Keratokonus gibi korneanın incelip düzensiz bir biçim aldığı hastalıklarda bu varsayım bozulur. Işık düzensiz bir yüzeyden yansıdığı için cihaz güvenilmez, sürekli değişen ve yüksek astigmatlı değerler verir.

Bu hastalarda cihazın verdiği rakama bakıp “numaranız bu” demek yanlış olur. Keratokonüste otorefraktometre cihazı astigmatı genellikle çok yüksek derecede ölçer. Örneğin , ölçüm 6 derece astigmatı gösterebilir ve fakat doktorunuzun yazdığı gözlük derecesinde 0.75 olabilir. Konuyla ilgili: Keratokonus Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.

Peki doğru numara nasıl belirlenir?

İşte göz doktorlarının, cihazın verdiği değerleri neden doğrudan gözlük reçetesine yazmadığının cevabı buradadır. Doğru göz derecesiniin belirlenmesi sadece otorefraktometre cihazının verdiği numara ile değil, birkaç adımın birleşiminden çıkar:

  1. Öznel (subjektif) muayene: Doktorunuz, deneme çerçevesine farklı camlar koyar ve size sorar: “1 mi daha net, 2 mi?” Yani son numara, sizin de geri bildiriminizle, gözünüzün en rahat ve en net gördüğü değere göre belirlenir. Cihaz bunu yapamaz; bu bir hekim–hasta kararıdır.
  2. Damlalı (sikloplejik) muayene: Silyer kasın yaptığı uyum ölçümü bozuyorsa, hekim bu kası geçici olarak dinlendiren damlalar kullanır. Damla etki edince göz artık yakına odaklanamaz ve gerçek göz derecesi ortaya çıkar. Yukarıdaki “5 numara miyop ama aslında emetrop” örneğindeki fark, çoğu zaman tam da bu aşamada çözülür.
  3. Bütünü değerlendirme: Yaşınız, mevcut gözlüğünüz, yakın–uzak ihtiyaçlarınız, iki gözün dengesi ve numaraya uyum sağlayıp sağlamayacağınız da hesaba katılır.

Kısacası otorefraktometre, iyi bir başlangıçtır; ama gözlük reçetesi, detaylı göz muayenesinin sonunda yazılır: Göz Muayenesi Nedir, Nasıl Yapılır?

Özellikle çocuklarda: damlalı muayene neden şart olabilmektedir?

Çocuklarda silyer kas erişkinlere göre çok daha güçlüdür ve ölçüm boyunca çocukların silyer kasları durmadan uyum yapabilir. Bu yüzden çocuklarda damlasız otorefraktometre ölçümü iki büyük hataya yol açabilir:

  • Çocuk olduğundan miyop görünebilir (aslında numarasız ya da az numaralıyken).
  • Var olan hipermetrop (gizli/latent numara) gözden kaçabilir; çünkü güçlü uyum artı numarayı maskeler.

Bu nedenle çocuk göz muayenesinde sikloplejik (damlalı) ölçüm bazen zorunlu hale gelebilmektedir. Sikloplejik damlalar, silyer kasın kasılmasını engeller, kası dinlendirir ve çocuğun gerçek numarasını güvenle ölçülebilmesini sağlar. Gereksiz gözlük yazılmasını da, atlanan gizli numarayı da bu adım önler.

Özetle: elinizdeki otorefraktometre fişine bakınca ne yapmalısınız?

  • Otorefraktometre fişindeki rakamlar bir ön tahmindir, gözlük numaranız değildir, hekime ön bilgi veren bir değerlendirmedir.
  • Otorefraktometre ölçümlerinde en sık yanılma nedeni silyer kasın uyumudur; göz olduğundan çok daha miyop olarak ölçülebilir (psödomiyopi).
  • Cihaz sizi 5 numara miyop ölçse bile emetrop (numarasız) olabilirsiniz.
  • Kuru göz ve keratokonus ölçümü belirgin biçimde bozar.
  • Gerçek numara; öznel muayene ve gerektiğinde damlalı (sikloplejik) muayene ile belirlenir.
  • Çocuklarda damlalı muayene çoğu zaman şarttır.

Yani muayeneden çıkarken elinize verilen fişteki “kötü” ya da “yüksek” bir sayıyı görüp paniğe kapılmayın. O sayı, hekimin işine yarayan bir yol göstericidir; sizin gerçek numaranız ise muayenenin bütününden çıkar. En doğrusu, cihazın rakamını yorumlamayı ve gerektiğinde damlalı ölçümle teyit etmeyi göz hekiminize bırakmaktır.

Sıkça sorulan sorular

Otorefraktometre cihazının verdiği değer benim gözlük numaram mıdır?

Tam olarak değildir. Otorefraktometre, gözünüzün kırma kusuru için hızlı ve otomatik bir “ön tahmin” verir; bu değer muayenenin başlangıç noktasıdır, sonucu değildir. Gerçek gözlük numaranız, hekimin deneme camlarıyla yaptığı öznel muayene ve gerektiğinde damlalı (sikloplejik) muayene sonrası belirlenir. Bu yüzden cihazın fişindeki rakam ile reçeteye yazılan numara çoğu zaman aynı olmaz.

Cihaz 5 numara miyop gösterdi ama doktor gözlük vermedi, neden?

Bunun en sık nedeni gözün ölçüm sırasında yakına uyum yapmasıdır (akomodasyon). Silyer kas kasılınca göz geçici olarak olduğundan çok daha miyop ölçülebilir; buna psödomiyopi (yalancı miyopi) denir. Kişi aslında emetrop (numarasız) olabilir. Doğrusunu görmek için hekim silyer kası dinlendiren damlalarla ölçümü tekrarlayabilir; çoğu zaman o “5 numara” büyük ölçüde kaybolur.

Neden aynı gözden her seferinde farklı değerler çıkıyor?

Çünkü ölçüm anlık birçok şeyden etkilenir: gözün o an yaptığı uyum, gözyaşı filminin kalitesi (kuru göz), göz kırpma, cihaza doğru bakabilme ve pupil (gözbebeği) genişliği. Bu nedenle cihaz üst üste birkaç ölçüm alır ve bunlar birbirinden farklı çıkabilir. Değerlerin oynaması normaldir; bu yüzden tek bir ölçüme değil, muayenenin bütününe bakılır.

Çocuğumun ölçümü neden damla damlatılarak yapıldı?

Çünkü çocuklarda silyer kas çok güçlüdür ve çocukların gözleri ölçüm sırasında sürekli uyum yapabilmektedir. Damla damlatılmadan yapılan ölçümde çocuk olduğundan miyop görünebilir ya da var olan hipermetrop (gizli numara) gözden kaçabilir. Sikloplejik (damlalı) muayene bu kası geçici olarak dinlendirir ve çocuğun gerçek numarasını ortaya çıkarır. Bu, çocuk göz muayenesinin standart ve güvenli bir parçasıdır.

Kuru göz veya keratokonus ölçümü etkiler mi?

Evet, ikisi de ölçümü belirgin şekilde bozabilir. Kuru gözde göz yüzeyindeki gözyaşı tabakası düzensizleştiği için cihaz ışığı bozuk yansır ve değerler tutarsız, çoğu zaman fazladan astigmatlı çıkar. Keratokonus gibi korneanın düzensizleştiği durumlarda ise cihaz güvenilir ölçüm veremez. Bu hastalarda karar, otorefraktometre değil kornea topografisi ve ayrıntılı muayeneyle verilir.

Randevu veya bilgi almak ister misiniz?